Polis Eşiyle Yasak Aşk, Hayatını Kararttı! İş Adamı İşkence Gördü, Ölümden Döndü

Polis memurunun eşiyle yaşadığı yasak aşk iş adamına pahalıya patladı. Polis eş ve arkadaşlarının işkencesine maruz kalan iş adamı yürüyerek geldiği karakoldan ayakta duramayacak şekilde çıktı.

08 Temmuz 2017 / 12:23

Polis Eşiyle Yasak Aşk, Hayatını Kararttı! İş Adamı İşkence Gördü, Ölümden Döndü

Mardin'in Mazıdağı İlçesinde görevli polis memuru eşi İ.D.'den boşanmak üzere olan 32 yaşındaki T.D.'nin ilişkiye girdiği iş adamı 45 yaşındaki H.B.'yi bir süre sonra "Elimde cinsel içerikli görüntülerin var" diyerek eşinin çalıştığını ilçeye gelmesini istediği burada polisler tarafından dövülerek işkenceye maruz kaldığı öne sürüldü.

Kaldırıldığı hastanede kafa travması, 3 kaburga kemiği kırığı ve akciğer yaralanması nedeniyle yoğun bakıma alınan H.B.'nin şikayeti üzerine açılan soruşturmada 4 polis hakkında 'işkence' suçundan 12yıl, iş adamı T.D. hakkında da ise 'Görevi yaptırmamak için direnme' ve 'Hakaret' suçundan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

GÖNÜL İLİŞKİSİ PARA İLİŞKİSİNE DÖNDÜ

Mersin'de oturan polis memuru eşinden boşanma aşamasına geldiği öne sürülen T.D., 2015 yılında işe girdiği şirketin sahibi H.B. ile aralarında iddiaya göre gönül ilişkisi oldu. İlişkinin duyulmaması için 3 ay sonra istifa eden ve iş adamından para istediği ileri sürülen T.D., iddiaya göre H.B.'den bir bölümü ile ev almak üzere 272 bin lira para ve ziynet eşyası aldı. T.D.'nin ayrıca ablasına bir ev alınmasını istemesi nedeniyle ikili arasındaki ilişki bozuldu. Bir süre sonra iş adamını arayan kadının polis eşi İ.D., "Eşimle ilişkin var. 100 bin dolar verirsen anlaşmalı boşanırım" dedi.

"UYGUNSUZ GÖRÜNTÜLERİN VAR" DİYE ÇAĞIRDI

Dosyadaki ifadelere göre; kandırıldığını düşünen H.B., verdiği paraları ve aldığı evin tapusunu kadından istedi. İş adamı H.B., para ve tapuyu istedikten sonra bir daha T.D.'ye ulaşamayınca kardeşini arayıp durumu anlattı. İş adamı, T.D.'nin kardeşinin, "Ablam eşi ile birlikte. Ellerinde uygunsuz görüntülerin var. Alacağın olmadığına dair belge verirsen, görüntüyü sana verecekler" demesi üzerine Silifke'ye giderek kadını aramaya başladı.

SOPA, TEKME, YUMRUK...

Genç kadının eşi ile Mardin'in Mazıdağı ilçesine gittiğini öğrenen H.B., görüntüleri alabilmek için yeğeni S.Ö. ile birlikte yola çıktı. 5 Eylül 2016 günü Mazıdağı'na gelen H.B., otel olmadığı için aracını park edip, uyumaya başladı. Uyudukları sırada zırhlı polis aracının anons etmesi üzerine uyanan H.B. ve yeğeni, ellerini kaldırıp araçtan indi. Bu sırada zırhlı araçtan inen T.D.'nin polis eşi İ.D.'nin, otomomatik tüfek dipçiği ile H.B.'nin yüzüne vurduğu öne sürüldü. Yere düşen H.B.'yi tartaklamaya devam eden polisler, iş adamı ve yeğenini kelepçe takılmadan Emniyet Müdürlüğü'ne götürürken cep telefonuna el konuldu. İ.D.'nin de aralarında bulunduğu bir grup polis tarafından iş adamına sopa, tekme, yumruk ve süpürge sapı ile işkence yapıldığı iddia edildi.

KAN KUSMAYA BAŞLADI

Polis memuru İ.D.'nin bunları cep telefonu kamerası ile kaydederken, bir süre sonra kan kusmaya başlayan H.B. başka odaya alındı. Burada da dövülen H.B.'nin el konulan telefonundan aynı saatlerde T.D.'ye tehdit mesajları atıldı.

YOĞUN BAKIMA ALINDI

Emniyet Müdürlüğü'nde 3 saat kalan H.B., bir polisin araya girmesi ile saat 05.30'da Mazıdağı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Adli raporda ölüm riski olduğu belirlenen H.B., Mardin Devlet Hastanesi'ne gönderildi.

KAFA TRAVMASI GEÇİRDİ

Kontrolde H.B.'nin akciğerinde yaralanma tespit edilerek, Batman'a sevk edildi. Batman'da kafa travması geçirdiği, 3 kaburga kemiğinin kırıldığı ve akciğerinin yaralandığı belirlenen H.B., yoğun bakıma alındı. H.B., avukatı Serhat Ölmez aracılığıyla 12 polis hakkında suç duyurusunda bulundu.

T.D.'nin eşi olan polis memurunun olay yerinde görevlendirmesi olmadığını belirleyen Avukat Ölmez, tüm belgelerin iş adamının durumunun kötüleşmesi üzerine, savcılığın bilgisi olmadan hazırlandığını tespit ettiklerini öne sürdü.

"EVLENECEĞİMİZİ SÖYLEDİ"

İfadesi alınan iş adamı H.B., şirketinde işe başlayan, eşi ile boşanma aşamasındaki T.D. ile aralarında ilişkisi olduğunu, ona 272 bin TL verdiğini, bu ödemelerin belgelerini savcılığa teslim ettiğini, ev alması için 150 bin lira verdikten sonra, kardeşine ev almasını istediğini anlatırken, "Beni görüştürdüğü babası, boşanma davasından sonra evleneceğimizi söyledi. Eşi beni arayıp, 100 bin dolar verirsem anlaşmalı boşanacağını söyledi. Kandırdıklarını düşündüğüm için verdiğim para ve tapuyu istedim. Oyaladı. Ayrılacağımı söylediğimde, "Başına neler getireceğimi göreceksin" dedi. Sonra kendisinden haber alamadım. Kardeşi, uygunsuz görüntülerimin T.D. ve eşinin elinde olduğunu söyleyince şok oldum. Mazıdağı'na giderek şantaj olarak kullandığı cinsel içerikli görüntülerin ifşa edilmesini engellemek istedim. Mazıdağı'nda otel olmadığı için aracı Emniyet'e yakın park edip, uyumaya başladık. Uyurken zırhlı araçtan anons duyduk. Arabadan inerken T.'nin eşi, makinalı tüfekle yanağıma vurup, 'Kucağıma düştün' dedi. Darbenin etkisiyle yere düştüm."

12'ER YIL HAPİS İSTEMİYLE DAVA AÇILDI

H.D. hastaneye kaldırıldığını, 3'ü kaburga olmak üzerinde 7 kemiğinin kırıldığı belirlenince yoğun bakamı alındığını anlattı. 7 ay sonra hazırlanan iddianame ile komiser E.T., polis memurları A.S., G.D. ve İ.D. hakkında 'İşkence' suçundan 12'şer yıl, işkence gördüğünü söyleyen iş adamı H.B. hakkında ise 'Görevi yaptırmamak için direnme' ve 'Hakaret' suçundan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

"BEN VURMADIM, KAPIYA KAFA ATTI"

Şüpheli polislerden İ.D., ifadesinde, "Araçtan iner inmez küfrederek üzerime geldi. Birlikte yere düştük. Silahımı almaya çalıştığı için arbede çıktı. Takviye ekip bizi ayırmaya çalıştı. Sonra kendine zarar vermeye başladı. Ekip otosuna binerken kafasını kapıya vurdu. Ben vurmadım, zorla ifade imzalatmadım ve ağzına tükürmedim. Sopa ile vurduğumuz yalandır" diye savunma yaptı.

Şüpheli polisler G.D., E.T. ve A.A. ise iş adamı H.B.'nin araca bindirildiği sırada kapıya kafa attığını ve Emniyet'te dövülmediğini savundu.

GÖZALTINDAYKEN TELEFONUNDAN TEHDİT MESAJI ATILMIŞ

İddianamede, hastane raporu ve çekilen fotoğrafların H.B.'nin iddiasını doğruladığı ifade edilirken şüpheli işkence suçu işlediğini kaydetti. Gözaltında olduğu saatlerde H.B.'nin telefonundan, polis memurunun eşi T.D.'nin telefonuna "Seni öldüreceğim bana dönmezsen. Kocana bela olurum" yazılı mesajı atıldığını kaydeden savcı, görüntü kayıtlarına göre H.B.'nin saat 03.46'da topallayarak Emniyet Müdürlüğü'ne girmesinden 26 dakika sonra tehdit mesajının gönderildiğine dikkat çekti. H.B.'nin eski mesajlarında yazım hataları olduğunu belirten savcı, iş adamının Emniyet'te olduğu sırada tehdit mesajı atmasının 'hayatın olağan akışına aykırı olduğunu' kaydetti. H.B.'nin telefonunu polislere teslim ettiğini kaydeden savcı, tehdit mesajlarına ilişkin polis memuru İ.D.'nin "Suç delillerini uydurarak iftira" suçu işlediğini" belirtti.

"İZLER İŞKENCE ÖYKÜSÜYLE UYGUNLUK GÖSTERİYOR"

İddianame Mardin 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne kabul edilirken, H.B.'nin avukatı Serhat Ölmez suçun daha yüksek ceza gerektiren 'Ağırlaşmış işkence' olduğunu belirterek, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Sermet Koç ile Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Prof. Yener Ünver'den bilimsel görüş hazırlamalarını istedi. Hazırlanan görüşte H.B.'nin vücudunda çok sayıda kırık ve akciğer yaralanması olduğu, bunların yaşamsal tehlike oluşturduğu ifade edildi. Vücuttaki izlerin çok kez yumruk, tekme, sopa gibi cisimlerle darp edildiğini açıkça gösterdiği belirtilen görüşte, "İzler iddia edilen işkence öyküsü ile uygunluk gösteriyor. H.B.'nin hayati tehlike geçirmesi ve çok sayıda kemik kırığı oluşması nedeniyle ağırlaşmış işkence hali oluşmuştur" denildi.

GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI

Polis memuru İ.D.'nin 2015 yılında eşi T.D.'ye iş adamı H.B. ile ilişkisi olması nedeniyle şiddet uyguladığı ve tehdit ettiği gerekçesiyle hakkında verilen 5 ay hapis cezasının ertelendiği ifade edildi. 4 polis ve iş adamı H.B.'nin yargılanmasına önümüzdeki günlerde Mardin 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanacak. Güvenlik kamerası görüntülerinde, kelepçe takılmadan ve yürüyerek karakol binasına giren H.B.'nin, bir polisin yardımı ile ayakta duramayacak şekilde çıkarılıp, arabaya bindirildiği görüldü.